Bir Yakın Gelecek Projesi: Uçan Otomobiller

Teknolojinin bu denli hızlı ilerleyişine tanık olduğumuz günümüzde hemen hemen her insanın merakla beklediği bir yakın gelecek teknolojisi: uçan otomobiller… Uçan otomobiller gerçekte bize ne kadar yakın?
jetgiller uçan otomobil

Eminim şu an bu yazıyı okuyanlar arasında en az bir kez bu konu hakkında hayallere ya da düşüncelere sahip olan hatta geleceğin süper teknolojileri denince akla ilk uçan arabaların gelmesini klişe olarak bulanlar da vardır. Peki bu hayallerimize artık çok yakın olduğumuzu biliyor muydunuz?

 

Arabanın icadının üzerinden henüz 300 yıl geçmemiş olmasına rağmen insanlık hızlı ilerleyişinin ürünü olan uçan otomobillere şimdi çok daha yakın.

Büyük firmalar ve yetenekli mühendisler çağımızın ulaşım şartlarının en çok kullanılanı olarak bildiğimiz kara yolunun en büyük problemi olan trafik sorununu, trafiği yerden alıp göğe taşıyarak hafifletmek için kolları sıvamış durumda. Peki bunu nasıl yapacaklar, tabi ki uçan otomobillerle. Gelelim uçan otomobil projelerinden birkaçına.

1- AEROCAR

Uçan otomobiller konusunda ilk adımlardan birini 1949 yılında bir Amerikan havacılık mühendisi olan Moulton Taylor atmıştır. Taylor Aerocar olarak bilinen bu tasarım, uçan otomobil mantığından çok roadable (yol alabilir) uçak olarak tasarlanmıştır.

uçan araba     araba şeklinde uçak

Başlangıçta takıp çıkarılabilen kanatlara sahip olan Aerocar daha sonra katlanabilir kanatlı tasarımı ile de 5 dakikada uçuşa hazır hale getirilebilen bir modele dönüşmüştür. Yol modunda saatte 100 km hıza ulaşabilen Aerocar, uçuş modunda ise saatte 180 km hız yapabiliyordu. Daha sonra Molt Taylor tarafından satışa çıkarılan Aerocar’ın başlangıç fiyatı ise 25.000 dolardı.

2- AEROMOBIL

aeromobil Seçkin bir mühendis ve tasarımcı ekibinin 10 yılı aşkın süren çabaları sonucu ortaya çıkan sıradaki uçan otomobilimiz ise Aeromobil. Aerocar’a göre günümüz teknolojisine gayet uyumlu ve modern bir tasarıma sahip.

Soy ağacı BMW, Aston Martin, McLaren, Mercedes Benz F-1 ve Ferrari F-1 ve havacılık liderleri Lockheed Martin, Rolls Royce, Airbus ve Diamond Aircraft’ı içeren Aeromobil, gelişmiş opsiyonel otonom sürüş moduna sahip olmasıyla da yüksek teknolojik imkanların hayatımıza dokunuşunu güzel bi şekilde temsil ediyor.

İnsan taşıyan her aracın güvenliği kadar uçan otomobillerin de güvenliğinin önemli olması Aeromobil’in tasarımında bulunan balistik kurtarma paraşüt sisteminin de varlığının nedeni. Son sürümlerinin 10.000 saatten fazla gerek simüle gerekse canlı uçuş testlerine tabi tutulan Aeromobil, 2020 yılı ile gelişmiş canlı şürüş aşamalarına başlamış bulunuyor.

Son derece güzel manzaralar görmemize ve her şeyin üzerinde bulunmanın verdiği özgürlük hissi, uçan otomobillerin yaşatacağı eşsiz deneyimler için biz insanları sabırsızlandırıyor. Tüm bunların yanında bu araçların kullanımı için sürücü ehliyetinin yanında pilot olmanın da gerekmemesi bu teknolojilerin cezbedici bir diğer yanı olabilir. Sahip oldukları otonom sürüş sistemleri sayesinde gitmek istediğiniz yeri yazarak veya söyleyerek yaklaşık 700km’lik mesafeleri katetmeniz mümkün.

3- JOBY

2009 yılında 7 kişilik bir mühendis ekibinin elektrik motorları ve uçuş yazılımları üzerine gece gündüz çalışmalarıyla başlayan bir hikayenin ürünü: Joby.

2012 yılında NASA ile birçok elektrikli uçuş projelerinde partnerlik yapan bu şirket yıllar süren çalışmalarının ardından 2015 yılında ilk alt ölçekli prototiplerini tamamlıyor ve ilk uçuşunu gerçekleştiriyor.

Tam ölçekli prototiplerini ilk kez 2017’de gökyüzüne çıkaran ekip 2019 yılında üretim prototipine ve uçuş testi programlarına başlıyor. 2020 yılında ise Joby’nin ticari uçuş sertifikasını alan şirket günümüzde çalışmalarını devam ettirmekte ve uzun süreli sertifikalar konusunda büyük çalışmalar ortaya koymaktadır.

 

 

2023 yılında sertifika sürecini tamamlamayı planlayan şirket, 2024 yılı itibariyle ticari uçuşlarını yapmayı planlamaktadır.

 

Söz konusu uçan otomobiller olunca hava trafiği veya hava rotası gibi kavramlar da aklımıza takılmıyor değil. Ayrıca otomobillerin belirli yüksekliklere kadar havalanması ve binaların yakınlarından geçip geçmeyecekleri konusu da güvenlik ve mahremiyet açısından üzerinde durulması gereken bir konu haline gelmektedir. Peki insanlık buna nasıl bir çözüm getirecek?

Uçan otomobil teknolojisine sıcak bakan ve yakın zamanda kullanılabilir hale getirecek olan devletler bu araçlar için uygun ve güvenilir hava rotaları çizmekte, bir bakıma sınırları belirlenmiş bir hava yolu planı yapmaktadır. Söz konusu olan mahremiyet ve güvenlik prosedürlerine uyumlu sanal hava yolları bu araçlar hakkındaki bazı soru işaretlerini de kafamızdan atmamıza yarayacaktır.

4- UBER AIR TAXI

Dünyaca ünlü iki şirket olan Hyundai ve Uber’in ortak çalışmaları üzerinde tasarlanan bu model ise uçan bir taksi.

Kentlerdeki trafik sıkışıklığına çözüm bulmak adına bir araya geldiklerini belirten iki şirket, beş kişiyi taşıyabilen, 100 kilometre menzile sahip uçan araçlarla yerden 300-600 metre yüksekliğe çıkarak, trafik sıkışıklığından kaçmak adına çözüm sunmayı hedefliyor.

Dikey kalkış ve iniş yapabilen teknolojiye sahip olmaları tüm bu uçan otomobil ya da hava taksi projelerinin ortak noktası olup en büyük avantajlarından biri olacak. Bu taksilerin en iyi rotayı bulmaları için geliştirilmiş yapay zeka teknolojisinden faydalanmaları da teknolojinin hangi seviyede olduğunu gözler önüne serer seviyede.

uber air taksi

2 Yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir